Yazar > Makaleler

İş Arayanları İş Bulanlara Çevirme Kılavuzu - 7

“Ben Aramam, Bulurum” Pablo Picasso

“İşini sevmeyenin hem beyni hem bedeni yıpranır.”
Marikan

Değerli Dostlarım.

Hayatımın yazı dizisi oldu, bu. “Ben aramam bulurum”.
Çok iddialı bulanlar…
Aramakla bulunmaz diyenler…
Beni köle taciri olarak görenler…
Hocam 16 saat iş olur mu diyenler…
Bütün gerekli olan niteliklere sahip oldukları halde, yıllardır aradığı işi bulmayanlar…
Bu yazı dizisindeki kıstaslarımı; şirketteki mülakat sürecinde tüm adaylara uygulayanlar…
Tebrikler…
Teşekkürler…

Hepsi bir yana, ben hayatımda asla iş veren olmadım.
Yani zannettiğiniz gibi, bir köle tüccarı filan değilim. (!)
Olmam da asla mümkün değil!
Ama asıl benim görevim, sizi sığıntı bir hayata layık görmediğim için; gönlünüzdeki işi başarmanızı sağlayarak yüceltmek.
İşin zorluklarına göğüs germeden başarı nerde var?
Çile çekmeden, mücadele etmeden madalyayı kim kazanmış?

Kendini işine vermeden, işin kendisindeki sırları size vermesi mümkün değil.
İki yol var.

Birincisi aynen devam edin.
Mesaiyi kollayın.
Yasal haklarınızı limitin sonuna kadar kullanın.
Tam vaktinde gelin. Tam vaktinde çıkın.
Asla fedakarlıklar yapmayın.
Ekstradan hiçbir işe girişmeyin.
Ondan sonra bakın bakalım başarılı olunuyor mu?
Bendeniz 25 yıllık iş hayatımda, büyük fedakarlıklar yapmadan büyük başarılar kazanmış hiçbir kişi görmedim, okumadım, duymadım.
Hiç sıkıntısız piyangodan 1 trilyon veya en yüksek ikramiyeyi kazanan 53 kişinin hazin sonunu, geçenlerde gittiğim bir sergide ibretlik bir hayat öyküsü olarak gördüm. Hiç başarılı olan birisi çıkmamış.
Tecavüz… Gasp… Cinayet… Boşanma… Hapis… İntihar veya küçük bir kulübede ölü bulunma türünden 53 hazin son.

Sebep?

Sebep çok basit. Hak etmeden yükselmek, hazin sonu getiriyor, beraberinde.
Ben ise hak etmeniz için…

Tüm duygusal ve fiziksel kaslarınızın gelişmesi için…
Gönül kaslarınızın rot ve balans ayarını tam yapabilmeniz için çabalıyorum.
Çabalamaya da devam edeceğim.

Yazı dizisinin ilk başarı (haklısınız) biraz iş ve çalışan ağırlıklı oldu.
Ama merak etmeyin, iş veren boyutunu da (hem de çok geniş bir şekilde) ele alacağız kısmetse.

52 hafta sürecek bir yazı dizisi bu.

Sizden şimdilik istirhamım şudur ki;

Will Smith’İn “The Pursuit of Happyness” Umudunu Kaybetme adlı filmini izlemeniz.

Siz koşullarınızın ürünü olursanız, yok olursunuz.
Ama her koşulda mükemmel bir başarı hedefiniz olursa, şartları yeniden oluşturmuş olursunuz.

"Güçlükler, başarının değerini arttıran süslerdir” der Moilere.

“Başarısızlıklar, güçlülere daha da güç verir” der Saint Exupery.

Size 52 hafta boyunca, en zor şartlarda, en büyük başarılara imza atmış büyük insanların hayat öykülerinden çok kısa birer paragraf sunacağım, bundan sonra.
Bu haftalık, gerçek bir yaşam öyküsünden alınmış Umudunu Kaybetme filmini izleyin.

Gelecek haftaya görüşelim, kısmetse.

Sürekli aynı şekilde tekrar ederek, farklı sonuçlara ulaşmak imkansız.
2008’ğin 2007 gibi olmasını istemiyorsanız, birtakım şeyleri değiştirmek zorundasınız Canlarım.

Ve buna çalışma stilimizi değiştirmekle başlamaya ne dersiniz?
Sağlıcakla

Münir Arıkan
Düşünce Koçu
Munir@munirarikan.com