Marikan

Sosyal Sorumluluk

Eskiden hayır hasenat işleri denirdi bu tip işlere.
Atalarımızın sadaka taşları ve en son Hasankeyf’te kale içinde gördüğüm Sadaka Kuyusu’ndan çok etkilenmiştim.

Batman yakınlarındaki Hasankeyf’te kale içinde açılan bir oyuktan aşağıdaki nehir kenarına, fakir fukaraya verilmek istenen para, gıda ve eşyaların yollandığı dehliz ve tüneller var. Adı sadaka kuyusu olan bu tüneller, üstteki kuyuya yardım atan kişi ile, aşağıda nehir kenarında yardımı alan kişiyi yüz yüze getirmiyor. İhtiyaç sahibini rencide etmeyen mükemmel bir sistem.

Ve bu sistemi doruk noktaya getiren Osmanlı İmparatorluğu, İstanbul başta olmak üzere, belli merkezlere sadaka taşı yaptırarak, bir dönem sadaka verecek fakir fukara bırakmayacak kadar işi kurumsallaştırmış.

Philip Kotler; Corporate Social Responsibility (Kurumsal Sosyal Sorumluluk) adlı kitabında, “Kurumsal Sosyal Sorumluluk; isteğe bağlı iş uygulamaları ve kurumsal kaynaklarınızın katkıları aracılığı ile, toplumun refahını yükseltmek için üstlenilen bir yükümlülüktür. Bu yükümlülükten kaçanların müşterileri de onlardan kaçar. Bu yükümlülüğü yok sayanların müşterileri yok olur” diyor.

Günümüzde bu hayır hasenat işlerine, Sosyal Sorumluluk deniyor. Bunun kişisel olarak yapılanı yanında bir de kurumsal olarak yapılanı var.

Kurumsal olana Kurumsal Sosyal Sorumluluk deniyor.
Benim bu konudaki çalışmalarım 2 ana başlıkta toplanıyor.

1.cisi: Kurumsal sosyal sorumluluk projesi üretmek isteyen kurumlara danışmanlık yapıyor ve onların çarpıcı ve prestijli Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri üretmelerine yardımcı oluyorum.

2.cisi benimde acizane bu tip projelerim oluyor.
Darulaceze’de eğitim vermek gibi.
Hapishanelerde eğitim vermek gibi.
Sanal ortamda her ay binlerce kişiye e-maillerle, telefonlarla ve SMS’lerle ücretsiz danışmanlık ve koçluk yapmak ve yol göstermek gibi.
Bu tip kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizi burada takip edebilirisiniz kısmetse.

Dünya’nın geleceğinden herkes sorumlu. Hepimizin sorumluluk alabileceği bir konu vardır. Az ve ya çok. Yaşadığımız çevre, bulunduğumuz mekan, iş yaptığımız kurumlar, hedef kitlemiz, müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız, komşularımız ve hısım ve akrabalarımızla ilgili daha yapacak çok şey var.

Dünya bizi bekliyor dostlar. Sorumluluk sende unutma!