Marikan

Sağlıklı Yaşam ve Bütünsel Arınma

a) Marikan’la 25 Günde 22 Kilo Vermenin Sırları
b) Marikan’la Bedensel Arınma
c) Marikan’la Zihinsel Arınma
d) Marikan’la Ruhsal Arınma
e) Marikan’la Sağlıklı Beslenerek Formda Kalma


25 Günlük Şifa Orucundan Öğrendiklerim – Kazandıklarım

100 kilo’luk halime acıyorum. 10 sene önce kantarın topuzunu fazla kaçırınca, 106 kiloyu bile görmüştü gözlerim :)

Ama şimdi ne zaman göbeğinde mezara kadar taşımaya azmettiği yağları ile, bir bir zahmet ve eziyetle kendisine ve çevresine zulmeden birisini görsem. Hemen kolundan çekip tutasım geliyor: -“Durun! Ölüyorsunuz” diyesim geliyor. Elimden gelse, 25 günde 22 kilo verdiğim programı bütün insanlara mecbur kılardım.
Evet. Evet. Bir yazım hatası yok.
25 günde 22 kilo vermekten bahsediyorum.Sağlıklı bir bedeniniz.
Berrak bir zihniniz.
Sevgi dolu bir kalbiniz.
Ve gerçekten arınmış bir ruhunuz olmasını istiyorsanız,
Sizi 21 veya 25 günlük Şifa Orucu’na davet ediyorum.
Yapmasaydım… Başarmasaydım…
100 kilodan, 25 günde 78 kiloya düşmeseydim… Ben de inanmazdım.
Doktor arkadaşlarım hala inanamıyor.
Zafiyet geçirmeden…
Üstelik Yurdun dört bir yanında seminerden seminere koşturarak…
Günde 5 saat sahnede kalarak…
25 günlük bir süreci başarıyla tamamladım.
25 günde 22 kilo verdim.
Verdim de ne oldu?
İşte Sizinle paylaşmak istediğim sonuçlar.

Manavda iken şöyle 5 kiloluk 6 karpuzu yan yana dizin. Ve karşısına geçip seyredin.
5 kilo çarpı 6 karpuz eşittir, 30 kilo.
Yani? Yanisi manisi yok. Sizinle beraber mezara kadar taşımaya ahdettiğiniz fazladan 30 kilo’nun manavdaki karpuz formatını görüyorsunuz işte.
Buradaki 30 kilo fazla, bir ankette Türkiye’deki normal yurdum insanındaki ortalama kilo fazlasına göre esas alınmıştır.
Düşünsenize bir. Her gittiğiniz yere, merdiven çıkarken (ki eğer hala merdiven çıkabiliyorsanız) yolda yürürken, çalışırken, eğlenirken ve dinlenirken (tabi 30 kilo fazla ile pek dinlenilmiyor ya, neyse) İşte bu 6 karpuzu da beraberinizde götürüyorsunuz.
Sahi sevdiğiniz bir insanın hatırı için, 2 fileye konmuş 6 karpuzu 1 aylığına taşır mıydınız? Hiç sanmam. Peki, nasıl oluyor da, kendinize bunca eziyet ederek, 5 kiloluk 6 karpuzla salvo yapıyorsunuz?

Doktorum, ilk önerdiğinde ben de hayret etmiştim. Çünkü bu 25 gün boyunca tek bir lokma yemek yemek bile yasak.Sadece Size özel hazırlanan bir terkip ile distile su içiyorsunuz.
Günde 3 litre su ile, 25 günde 22 kilo vermek.
Yöntemin adı: Şifa orucu. Yabancı literatürde, Türkiye’dekinden çok daha fazla kaynak bulmak mümkün.
Water Treatment, Water Healing, Water Fast, Fasting Treatment v.b. adlarla yurtdışında özellikle Amerika, Avrupa, Rusya, Hindistan ve Çin’de yaygın olarak kullanılan bir yöntem.

İlk 1-2 gün biraz yorgunluk oluyor ama normal Ramazan Orucu gibi değil. Ülkemizde “Oruçluyum bana dokunma” diye bir söz vardır. Genellikle Kutsal Ramazan Ayı’nda söylenir. Aslında bir arınma dönemi olan bu mübarek dönemi, iftar ve sahurda fazla yemek yediği için kendisine zehir eden bazı cahillerin, en ufak bir sıkıntıyı bile çekemediği durumlarda söylenen bir sözdür. Bak oruçluyum, fena yaparım haa!!!
Aslında oruçlu daha merhametli, daha anlayışlı, daha şefkatli, daha hoş görülü, daha toleranslı, daha kibar ve daha saygılı olmalıdır. Ama nedense, Ramazan Oruç’unda trafikteki kabalık ve kabadayılıktan tutun da, şirketlerdeki anlayışsızlığa varıncaya kadar, o güzelim ayı kendimize zehir ederiz.

Halbuki “Şifa Orucu’nda” böyle bir durum söz konusu olmuyor.
İnsan daha dinginleşiyor. İçerideki arınma daha da derinleşiyor.
Düşünceler daha da berraklaşıyor.
İnsan “Acaba ben de yapabilir miyim?” kaygısından kurtulduğunda ise, gerçek arınma başlıyor. “Dayanabilir miyim?” sorusu, yerini “Evet ben buna dayanabilirim. Ben de 25 gün sadece su ile yaşayabilirim!” cevabına bırakıyor.
Başlangıçta “İnsan 25 gün, sadece su ile yaşar mı?” diye endişelenen insan,
Bu yöntemin gerçek faydalarını görmeye başladığında, yıllardan beri fazladan taşıdığı onca kiloya kahırlanıyor.
Bir düşünsenize. Bu yoğun tempoda, 25 gün boyunca, hiçbir seminerimi iptal etmedim.

Yani 25 günlük şifa orucunda iken, normal hayatın devam ettiğini söylüyorum. Hiçbir performansınızda biz azalma olmuyor. Bilakis, vücut kendi içsel dengesine kavuştuğu için, bir performans artışı bile söz konusu.
Ben bu 25 gün boyunca, evde yemek yapmak, bulaşıkları yıkamak ve ev işlerine yardım etmek gibi faaliyetlerden de kaçmadım. Çocuklara kahvaltı ve yemek hazırladım. 25 gün boyunca eve gelen misafirlere yemekleri kendi ellerimle yaptım. Sofradan asla kaçmadım. Yemekten uzaklaşmadım. Dostlarım bari görme, dayanamazsın dediler ama ben hem gördüm hem de dayandım. 
Sofrada oldum hep, yemek yenilen yerden kaçmadım.
İnsanın verdiği bir karara sahip çıkması, içsel motivasyonunu arttırıyor. Kendinize olan güveninizi tazeliyorsunuz bir anlamda. Nefse hakimiyet, beyinize hükmetmeyi getiriyor, beraberinde.

Ramazan Orucu, aslında açların halinden anlamak için bir fırsattır. Aç olmayı içselleştiren insan, açları daha fazla anlar, onlara daha fazla yardımda bulunur. Elbette işin nefis terbiyesi kısmı da var ama genel olarak durum böyle. Ama nedense, Ramazan Ayı, hep en fazla yemeklerin yapıldığı, ikramların gırla gittiği, israfın had safhaya ulaştığı bir dönem olur.
Böyle olunca da gerçek oruç’un manasını bir türlü anlaşılmaz. İftar Topu ile birlikte ziyafet sofrasına konan bir beden, hangi dingin zihin ile, açların halini anlayacak?
25 günlük şifa orucunda durum böyle olmuyor. Gerçekten açsınız. Ve açların halini çok ama çoook iyi anlıyorsunuz.
Açlıktan ölenlerle empati yapıyorsunuz. Afrika’nın Açları, daha fazla gündeminize oturuyor.
Ve açlıkla imtihan edilmediğinize, şükrediyorsunuz.

Bu 25 gün boyunca, gerçek beslenmenin aslında su ile, hava ile, evrenin o muhteşem enerjisi ile olduğunu anlıyorsunuz.
Yaradılışta insan bedenine tanıtılmayan besinlerden uzak durmanın önemini algılıyorsunuz.
150 gramlık dilin hatırına, 80 kiloluk vücudumuzu heba etmeme sözü veriyorsunuz.
150 gramlık dilin zevki uğruna 1 ömür boyu 5 kiloluk 6 karpuzun hamallığını yapmama sözü veriyorsunuz.
Her türlü zararlı kimyasal atık, toksin, genetiğiyle oynanmış, genetiği değiştirilmiş, kanserojen, zararlı, zehirli, vücutta blokaj oluşturacak bütün zararlı maddelerden kurtulmaya da bir vesile oluyor bu dönem.

Bedensel ve Ruhsal arınma başlıyor.
Bu iki arınma, aslında Sizin Genetik Kalitenizi de arttıran önemli bir etken.
Çünkü Genlerimiz, yaratılış gayesindeki haliyle, bir nevi içsel doktorlarımız. Onları şu yanlış ve zararlı beslenme etkisinden kurtarsak, gerçek doktorlarımız olarak bizi şifaya kavuşturacaklar ama buna bir türlü fırsat vermiyoruz ki.
25 günlük şifa orucuna başlarken günde 3 ilaç içmek zorunda olan ve sıklıkla sprey kullanmak zorunda kalan bir alerjik astım hastasıydım. Ama artık çok şükür ilaçlara elveda dedik. İyileştik.

Bu 25 günlük şifa orucu hastalıklarımızdan kurtulmamıza da iyi bir vesile oldu. Bunun yanında,
25 günlük şifa orucundan sonra en az 5 yaş gençleşme ve dinçleşme
Mideyi küçültme
Vücudumuzun en büyük organı olan deriyi temizleme, derinin bütün toksinlerden arınması, gözeneklerinin açılması
Vücudun en büyük ikinci organı olan kanın temizlenmesi, gereği gibi sulanması ve arınması
Hareketlerde canlılık
Yürüyüş ve koşu performansında % 25 artış
Yüzme performansında % 50 artış
Nefes performansında % 50 artış (İngiltere’de Times Nehri’nin üstünde 44 gün cam kafeste asılı kalan David Blaine’nin bu rekordan 1 ay sonra 8,5 dakika su altında kalma rekoru kırması boşuna değilmiş meğer.)Uykuda 4-5 saatlik uykunun doğallaşması
Üzerinizdeki ağırlığın kalkması
Daha yüksek özgüven
Medeni ve beşeri ilişkilerde, arkadaşlık ve iletişimde kalite
Diyaframın gerçek görevini yapmaya başlaması ve
Diyafram solumasının artmasıyla iç organlarının her an gerçek iç masaja kavuşması gibi kazanımlarım oldu.
Şu anda tek başıma dağ başında kalsam da , 1-2 ay sadece su ile yaşayacağıma inanıyorum. 3 gün içinde açlıktan ölenler, aslında açlık korkusu zehirlenmesi ile ölüyorlarmış meğer.

Unutmayın. Hastalıkların gerçek nedeni yediklerimiz.
Bir Çin Atasözü; “You ara what you eat” diyor. Yani ne yersen o’sun! Yediğimiz gıdalar maalesef gıda değil, zehir. Bizi zehirliyor. Aman dikkat. Yemekleriniz, ölüm fermanınız olmasın.
Şifa Orucu gerçek bir sıhhat kaynağı. Zaten hastalıklarımızın % 99 sebebi yediklerimiz değil mi?

Eğer Siz de “21 veya 25 Günlük Şifa Orucu” hakkında daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, munir@munirarikan.com adresine e-mail yollayabilirsiniz.

Bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak arındığınız mutlu, sağlıklı ve başarılı huzur dolu günler diliyorum.

Not: Hayati riskleri ve tehlikeleri olabilen bu yöntem, asla ve asla tek başınıza yapılacak bir şey değildir. Mutlaka bir doktor kontrolünde yapılmalıdır.

Münir Arıkan
Düşünce Koçu