Düşünür

Kaşifler Okulu - Ana Okulu

Toplumu geleceğe hazırlama görevi verdiğimiz okullarımız acaba bu misyona ne kadar uygun davranıyor veya davranabiliyor?

Gelecek küresel br hızla şekilleniyor. Alice Harikalar Diyarında (Alice in WonderLand) şöyle bir ülke bulur; sadece olduğun yerde kalman için bile sürekli koşman gereken bir ülke. Tamı tamına günümüzün global, küresel e-dünya'sıdır burada bahsedilen.

Peki gelecek nesillerimizi bu günden itibaren bizden peşin alıp, taksit taksit geleceğimizi oluşturan okullarımız bu durumun ne kadar farkında. Geleceğe yönelik öğrenci yetiştiren, gelecekteki şartlara göre öğrenci yetiştiren kaç okulumuz var?

Koca bir yıl boyunca hem velileri, hem de o masum yavruları tek düze bir adrese bağlayan bir pranga haline geldi olullar. Ailecek akraba ziyaretlerine gidemessin. Ailecek şöyle çoluk-çocuğu alıp bir ülke turuna çıkamassın. Bu cennet vatanı ay-ay, mevsim-mevsim, şehir-şehir dolaşamassın. Canının çektiği bir anda ülkesel bir etkinliğe çocuklarınla gidemessin. 8 yıl, 15 yıl, 20 yıl, 25 yıl ayaklarında demir kelepçeli kürek mahkumları gibi okullarına bağlıdırlar çünkü. Haydi hafta içi bir gezmeye gidelim, gidemessin. Çünkü yarın sabah okul vardır ve erken kalkmak için haftanın 5 günü akşam etkinlikleri öldürülür. Pazartesi sabah okul olduğu için Pazar akşamını da öldürdüğümüz için 365 günden geriye sadece bir cumartesi günü mü kalsın şöyle adam gibi gönlümüzce yaşayacağımız?

Neden bir iş gezisinde yavrularımla şehir dışına çıkamayayım? Neden bir kaplıcaya, bir ormana, dağa, bayıra, kıra çol-çocuk hepbirlikte gitmeyeyim? Neden?

Sahi hiç düşündünüz mü? Şu koca ülkede be nedenlerin cevaplarını düşünen, geleceğin kaygısını duyan, geleceği hisseden, geleceği anlayan ve geleceğin sahipleri olan masum yavrularımızı geleceğin o ileri teknoloji çağına uygun halde yetiştirmek isteyen kaç okulumuz var?

Hangi okula sorarsanız sorun; bütün okullar tabii ki, yürekten, elbette, kesinlikle ve kati surette çocuklarımızı geleceğe göre yetiştiriyorlardır. KOCA BİR YALAN!
Kaç okulumuzda öğretmeni tamamen öğrenciler olan bir uygulama var?

Kaç okulumuzda sınıflar kalkmış, duvar yok. Dolayısı ile kapı da yok. Ve de tabii olarak öğrenciler sınıflara girerken kaıları çalıp izin istemek zorunda kalmıyor. (Sınıfa girerken izin, tuvalete giderken izin, eve giderken izin, otururken izin, kalkarken izin; ondan sonra lideri el kaldırınca konuyu bilmemesine rağmen elini kaldıran politikacılar çıkıyor tabii olarak. Her elini kaldırdığında gözleri liderinin gözlerinin içine bakan politikacılar)

Kaç okulumuzda sınav yok?
Kaç okulumuzda hayat planı yapılıyor? (Aman dikkat üniversite imtihanına hazırlık planı, dersane planı, üniversite planı, bölüm veya meslek planından bahsetmiyorum. Benim dediğim hayat planı).

Kaç okulumuzda çocuklarımızın sınav günlerine ve saatlerine göre Ayurvedik bir beslenme felsefesi benimsenmiş?

Kaç okulumuzda öğrenciler sadece kendi istedikleri vakitlerde, kendi istedikleri konularda, kendi istedikleri hedeflere göre çalışıyorlar?

Kaç okulumuzda müfredat, öğrencilere göre, kişiseli yerel ve güncel meselelere göre şekilleniyor?

Gelecek hata affetmeyen tamamen dijital bir sinir sistemi ile entegre olacak. Bu sistemde çocuklarımıza ezberletmeye çalıştığımız bilgiler; (şu anda gerçekten de var olan) onların elbiselerinde, yakalarında, küpelerinde, saatlerinde yer alan bilgi havuzlarında yer alacak.

Ve yakın bir gelecekte kulak memelerine yerleştirilen bir mini chip ile Terabytelarca, Gigabaytlarca bilgiye anında ulaşacaklar.

Kaç okulumuz bu geleceğe bakıp, bilginin fark olmaktan çıktığını görebiliyor?
Kaç okulumuz bilginin değil, bilgiyi kullanım şeklinin farkı yaratan fark olduğunu keşfetmiş?

Eğitim sistemimizin bunu keşfetmesini isterdim ama hala üniversite kapılarında yığılmış milyonlarca (KA_ZA_NA_MA_DI!) damgalı gencimizin varlığı, bu sistemin yokluğunun en büyük ve en acımasın delili değil mi?

Yakın bir gelecekte okullar olmayacak!
Duvarlar olmayacak, sınıflar kalkacak, öğretmenler sınıflarda olmayacak ama hayat öğretmenleri, danışmanlar, eğitim ve kişisel gelişim danışmanları öğrenci ve ailelerin hayatına yön verecek. Koç'luk dalgasi, tüm dünyaya dalga dalga yayılacak.

Yakın bir gelecekte müfredatlar olmayacak!
50 yıldır aynı şekilde okutulan dersler de... Hangi dersi, hangi dilden, hangi ekolden, hangi kitaptan ve hangi hocadan alması gerektiğine ve alacağına öğrenci kendisi karar verecek.

Yakın bir gelecekte sınavlar olmayacak!
Öğrenciler kendi seviyelerini kendileri tesbit edecek. O konuda bilgi sahibi olup olmadıklarına kendileri karar verecek. Ve bu kararları şu anda ellerinde taşıdıkları ama hiçbir işe yaramayan diplomalarından daha geçerli olacak. Tereddüte düşerlerse hemen on-line oldukları bir web adresinden kişisel değerlendirme testi alıp, yollarına devam edecekler.

Yakın bir gelecekte diplomalar olmayacak!
Öğrenciler sertifikalı bir hayata atılacak. Diploma aynı 1940'larda ve 50'lerde geçer akçe olan ama şimdi size bir üstünlük sağlamayan okur yazarlık gibi olacak. Kişilerde, nitelikli ve kaliteli insan olma sanatı aranacak. Master veya doktora itibarını kaybedecek. Hergün bir master, hergün bir doktora yapılacak yeni bir çağ açılacak.

Yakın bir gelecekte servis arabaları olmayacak!
Okul olmadığı için, servis arabasına da ihtiyaç duymayacaksınız. Beyhude yolda geçen 1 saatinizle ki yılda 365 saat yapıyor kendinizi geliştirmek istediğiniz bir konuya eğilip, 365 saatiniz verdiğiniz her konunn uzmanı olacaksınız.
Yakın bir geleceği, bu satırları okuduğunuz bilgisayar başında hala uzak bir ihtimal olarak görüyorsanız, ister inanın ister inanmayın ama o yakın geleceğin içinde Siz de olmayacaksınız.

Geleceğe hazılranmış, gelişimini geleceğe göre tasarlamış ve değişimi gerçekleştirmiş geleceğin kuşakları gelecekte var olacak. Ve değişime direnenler, ara sıra adliye önlerinde gördüğümüz arzuhalciler gibi, neden hiç kimsenin kendilerine dilekçe yazdırmadıklarını kara kara düşünecekler. Ve biz o sırada evimizde bir taraftan elimizdeki buzlu portakal suyunu yudumlarken, bir taraftan da WEB üzerinden tüm dilekçe, başvuru ve muamelelerimizi, kişilerle, kurumlarla ve e-devletimizle tüm ilişkilerimizi WEB üzerinden yürütüyor olacağız.
Tercih size kalmış.

Geleceğin sahiplerine geçmiş çağın eğitimini vermek istemiyorsanız,
Statünüzü korumak yerine gelecek kuşakların önün açmak istiyorsanız,
Değişime direnmek yerine, değişmeyi kabul ediyorsanız,

O halde ;
Geleceğin sıra dışı, mucit eğitim metodlarıyla,
Geleceğin eğitim felsefesi, metodolojisi, ekipmanı ve araçlarıyla,
Geleceğin eğitim yöntemleriyle tanışmak size bir fayda sağlayabilir.
Öğrencilerinizin düşünce haritalarını değiştirebiliriz.
Onlara daha mucit, daha kreatif, daha sıra dışı, daha yenilikçi, daha esnek bir zihin haritası verebiliriz.

Ana Okulu
Ana okulundaki masum yavrularımızla
* Çok eğlenceli düşünce seansları
* Sıra dışı beyin fırtınaları
* Dünya'da olmayan yenibir şey tasarım çalışması (İcatçılık & Buluşçuluk Oyunu)
* Beyin ve zihin haritası uygulamaları yapıyoruz.

Bu hizmetimizden faydalanmak için munir@munirarikan.com adresine e-mail yolayabilirsiniz.