Düşünür

DÜŞÜNÜR

‘Düşünce, düşüneni değiştirir’ diyor F. David Peat.

Bu güzel sözü şöyle anlamak da mümkün; Düşünce düşeni değil, düşüneni değiştirir.


Edison’un dediği gibi; Düşünce % 1 esinlenmekten ve % 99 terlemekten ibarettir.

Öyleyse düştüğün zaman kalkmak, seni düştüğün yerden kurtaracak bir düşünce zahmetine katlanmakla mümkün olacaktır. Kişisel olarak düştüğümüz zaman düşünce zahmetine katlanmamak pek akılcı görünmese de, ülkesel olarak düştüğümüz şu geri kalmışlıktan kurtulmak için, ne zaman % 99 terleyerek düşünemeyi akıl edeceğiz acaba?

Eflatun; ‘düşünce ruhun kendi kendisi ile konuşmasıdır’ diyor. Biz kişisel olarak başarısız insanları, başarmaktan aciz bir ruha sahip olduklarına nazire yaparcasına ‘ruhsuzlukla’ suçlarız. Peki ama acaba aynı durum ülkesel olarak ele alındığında, karşılaştığımız kısır döngüyü nasıl çözeceğiz dersiniz?

Walter Lipmann: Bir ülkede her kes aynı şeyi düşünüyorsa, orada hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir’ diyor.

Acaba nüfus sayısına göre Dünya’da 16. sırada olduğumuz 75 milyon insan olarak, sıradan, durağan, olağan ve birbirinin aynısı olan düşüncelerden ne zaman sıyrılacağız dersiniz?

Düşünce bir enerjidir.
Düşünce kaderimizdir.
Düşünce ya mahkumiyetimiz, ya da kurtuluşumuzdur.

Kişisel kurtuluş savaşımızda galip gelmek için, önce düşünmek gereklidir. Bu düşüncenin yaydığı enerji ne kadar büyük olursa, özgüveniniz, kararlılığınız, cesaretiniz ve mücadele azminiz de o derece büyük olur.

Kendi içinizdeki düşünsel engelleri aşmadan hiçbir dış engeli aşamazsınız.

Geçmiş düşünülmez. Geçmiş analiz edilir, tahlil edilir. Ders alınır. “Onlar nerde yanlış yaptı da kaybetti ve neyi doğru yaparak kazandı” bu tahlil sonucunda ortaya çıkar.

Geçmiş düşünülmez ise, “Şimdi” hiç düşünülmez. Çünkü “şimdi” yaşanılır. Ama gelecek, kaderimizdir. Ve kaderimiz düşüncelerimizle değişir. Ameller niyetlere göredir. Bir saniye sonra yapacağınız bir eyleme iliştirdiğiniz doğru bir düşünce, o eylemi mükemmel bir sonuca götürür. Ama bir saniye sonrası için yapacağınız eyleme iliştirdiğiniz kötü bir düşünce, sizi mahvedebilir.
Bu açıdan, ne geçmiş, ne de şimdi düşünülebilir. Düşünce sadece ve sadece gelecekle ilgilidir. Ve her düşünce bir tasarımdır.

Neden bazılarımızın gelecekle ilgili büyük düşünceleri, olağanüstü tasarımları ve inanılmaz hedefleri varken, bazılarımız onların bu beyhude (!) çabalarını seyretmekle vakit öldürür?

Düşünce geleceği inşa etmektir. Ve geleceği sadece ve sadece büyük düşünenler inşa edebilir.

Düşünce bir vizyondur. Ufuktur. Gelecektir.
Düşünce bir sonunu düşünme ve kritik yapma faaliyetidir.
Son diyince hep ölüm gelir aklımıza. Ama bir saniye sonrası, önceki saniyenin ölümü değil midir zaten?

Bir çok Dostum - Doç Dr. Turgay Biçer gibi :) benim Düşünce Koçu ünvanıma karşı çıkıyor. Haksız de değiller. Çünkü Türkçenin dil yapısı itibarı ile, düşünce çok iyi bir eylem olarak gözükmüyor.

•Düşün taşın, …. Bilmem neydir işin.
•Hindi gibi düşün.
•Sen hala düşün dur. El alem uzaya gitti gibi sözler düşünceyi pek de itibarlı bir konuma getirmiyor maalesef.

Bir de gramatik yapısı itibarı ile düşünce içinde bir düşmek var.
Düşünce… Halbuki buradaki kasıt, düşler ve düşleriniz. Ama anlaşılan şey, düşmek. Düşünmek değil.

Üstelik düşüncenin suç olduğu bir ülkede, düşünce koçluğu pek de itibarlı bir meslek gibi görünmüyor değil mi?

Ama büyük bir inançla, işimi severek yapmaya çalışıyorum.

Çünkü benim için; Düşünce Düşünce değil, Düşmeden Düşünce felsefesi geçerli.
Sonumu düşünmek… Bir derde düşmeden, evlilikler çıkmaza girmeden, şirkette işler kötüye gitmeden, okulda sınıfta kalmadan… Bir düşünce geliştirmek. Geleceği düşlemek. Ve o düşe göre en uygun eyleme geçebilmek.

İşte bunun için; Düşünce koçluğu ve düşünce danışmanlığı yapıyorum.

Düşünce düşün sen de. Bir derde düşünce değil ama. Kendi düşünce. Kendi düşüne göre. Düşün, ama bir derde düşünce değil. Düşün, ama düşmeden önce düşün. Düşün. Yere değil. Düşün ki, göklere doğru yükselsin düşün. Düşlerini ne zaman hayata geçireceğini düşün.

Her şey düşünceyle başlıyor bu evrende.

Küçük, basit, sıradan bile olsa, tıpkı cılız bir kıvılcım gibi, o düşünce başlatıyor hayatı. Hayat düşünceyle başlıyor. Bir düşünce başlatıyor hayatı ilk önce. Düşünce yaşamak, düşünceye bağlı. Düşlerine bağlı. Düşmemene bağlı. Gönlünce düşünce. Gönlün yere düşünce değil. Gönlüne bir düşünce düşünce. Gönlünce düşünce. Aklınca düşünce.

Bir hayat pırıltısıdır düşünce.

Neyse odur düşün.

Etrafındaki düşenlerle düşüp kalkma.

Ayağa kalk ve geleceğini düşün.

Gerçek olur her şey düşünce. Düşündeki düşünce. Her düş gerçek olmaz kabul. Çünkü bazen düşün engeller, gerçek olmasını düşün. Düşünce gerçek olmasını istiyorsan. Büyük düşün. Yere düşmeden düşün. Ayağa kalksın tüm düşün. Canlansın, canlandırsın.

Düşünce yaşamak istiyorsan, vazgeçmemelisin Dostum. İlk baştaki düşüne göre davranmalısın. Pes etmemelisin. İlk düşün neyse onu yapmalısın. Odaklanmalısın. Ve düşünce yaşamalısın hayatı, düşmeden dertlere.
Derde düşsen de, yere düşmesin düşün. Yere düşmeden düşün.

Ve düşünce yaşa hayatını. Ve tıpkı düşündeki gibi biri olmalısın. Bu senin düşün.
Her düş bir gerçek. Her gerçek bir hayat. Düşünce birini bulmak için, düşmeden koşmalısın hayatta. Tıpkı, Alice’in Harikalar Diyasındaki bulduğu elma ağacı gibi. Sürekli aynı yerde kalmak için bile sürekli koşman gereken dünyadaki Alice gibi, koşmalısın. 2 günü eşit tutmadan. Hergün geliştirmelisin kendini. Düşünce biri olmalısın. Düşünce birini bulmaslın. Ve hep düşünce kalmalısın.

Düşünce.
Eğer Siz de düşünce ile ilgili koçluk ve danışmanlık hizmeti almak istiyorsanız, ilgili bölümleri inceleyip, munir@munirarikan.com adresine e-mail yollayabilirisiniz.

Kurumlara yenilikçi ve sıra dışı uygulamalarla ilgili Düşünce Koçluğu
Ailelere mutlulukları ile ilgili Düşünce Koçluğu
Öğrencilere Kariyerleri ile ilgili Düşünce Koçluğu
Ve genel olarak kişisel Düşünce Koçluğu hizmeti veriyoruz.
(Sanat, spor, medya, siyaset ve toplumun tüm kesimlerinden düşünceye önem veren kişilere bireysel düşünce koçluğu yapıyoruz.